Menü Kapat

ADALET BAKANLIĞI

adalet bakanlığı
adalet bakanlığı

Devletin adalet işlerini, bu işlerle görevli organları yöneten bakanlıktır. Yurdumuzda Batı anlayışına uygun bir adliye teşkilâtı ancak Tanzimat’tan sonra kurulmuştur. Daha önce de adalet işleri dikkatle, titizlikle yürütülmüşse de, örgütlenmemiştir. “Adalet mülkün temelidir” ilkesi Fatih’in İstanbul’u fethinden sonra, bütün ülkede yer etmişti.

1837’de, Meclis-i Vâlâ-yı Ahkâm-ı Adliye adıyla bir örgüt kuruldu. Bu örgüt 45 yıl sonra, 1882’de, Şura-yı Devlet ve Divan-ı Ahkâm-ı Adliye adını aldı. “Adliye Nezare­ti” adını alması daha sonradır. Osmanlı İmparatorluğu’nda Müslüman olmayan halkın hükümetle ilişkilerini Hariciye Nezareti düzenlerdi. Sonradan bu iş Hariciye Nezareti’ nden alındı, “Mezahip-i şleri” adı altında Ad­liye Nezareti’ne bağlandı. Böylece, Adliye ve Mezahip Nezareti meydana geldi. Neza­ret, ülkedeki bütün adliye örgütünün başı sa­yılmakla birlikte, ülkenin her yerinde adalet-i şer’iye mahkemeleri yürürlükteydi. Bu mah­kemeler Meşihat’a bağlıydı. 1917’de mah­kemeler de, bütün öbür adli işler de Meşihat’ tan alınarak Adliye Nezareti’ne bağlandıysa da, iki yıl sonra gene geri alındı.

Kurtuluş Savaşı, daha sonra da Cumhuriyet’in ilânı sırasında, adalet işleri yeni baş­tan ele alındı. “Büyük Millet Meclisi İcra Ve­killerine Dair Kanun”un 2 mayıs 1336 (1920) tarihli 3 numaralı birinci maddesi ile, Adliye ve Mezahip Vekâleti kuruldu. Bu ve­kâlet, 1922 yılında Adliye Vekâleti adını aldı. Adliye Bakanlığı’na bağlı kurumlarla, bunların görevlerini belirten tek bir teşkilât kanunu yoktur. Bugüne kadar çıkarılmış, ayrı ayrı konularla ilgili, dağınık kanunlar vardır. Bunlara göre, Adliye Bakanlığı’nda her bakanlıkta bulunan kuruluşlardan (ba­kan, müsteşar, denetim kurulu, özlük işleri, özel kalem, hukuk müşavirliği, muhasebe müdürlüğü, seferberlik müdürlüğü, levazım müdürlüğü) başka, şu daireler vardır: Hukuk işleri Genel Müdürlüğü, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü, Cezaevleri ve Tevkifhaneler Ge­nel Müdürlüğü, Adli Tıp Genel Müdürlüğü. Bakanlık, yönetim bakımından, yurttaki bütün adliye mekanizmasını denetlemeye yetkilidir. Gerekli gördüğü yerlerde mahke­meler açabilir. Ancak, mahkemelerin aldığı kararlara hiçbir şekilde karışamaz. Kararla­rın yerine getirilmesini erteleyemez, durdu­ramaz. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti Anaya­sasına göre, mahkemeler bağımsızdır. Türk milleti adına yargı hakkını kullanırlar.

Gönderiye Yorum Yap