Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Adalet Nedir? Adaletin Tanımı Nedir?

ADALET genel anlamıyla hakka uygunluk, haklı ile haksızın ayırt edilmesi demektir. Bu anlamda hem bir durumu, hem de insanların davranışlarını tanımladığı için ahlak ve din kurallarıyla da ilişkilidir. Adalet, bir kavram olarak, insan davranışını ahlak açısından ince­leyen ve eleştiren bir düşünceyi de içermek­tedir.

Kutsal kitaplarda adil (adaletli) olmaya ve yöneticilerin adil karar vermelerine ilişkin bölümler vardır. Üstelik ilkçağlardan bu yana düşünürlerin en çok ilgilendiği kavramlardan biri de adalet olmuştur. Sözgelimi Platon adaleti en yüce erdemlerden biri, insanın ve devletin temel davranış kuralı olarak tanımla­mıştır. Aristo da eşitlik kavramından yola çıkarak, bir hukuk düzeninin güçsüzleri koru­duğu ölçüde adaletli olabileceğini ileri sür­müştür. 18. yüzyılın Aydınlanma Çağı düşü­nürleri ise “doğal hukuk” kavramına yer vererek, hukuka ve hukuksal eşitliğe uygun­luğu adalet için yeterli saymışlardır. Yüzyıllar boyunca top­lumlar değişirken adalet kavramı da değiş­miştir.

Eskiden olduğu gibi bugün de hukuk düzeni ile adalet kavramı tam anlamıyla örtüşmez. Daha dar bir anlamı olan hukuk adaleti sağlamakla yükümlüdür, ama her za­man adil olmayabilir. Çünkü hukuk düzenini oluşturan yasalar uygulamada esnekliğe yer vermez. Bu durum zaman zaman adaletsizliğe yol açtığı için, yargıç bir olaya yasaları uygu­larken adalete uygunluk ilkesini de gözetir. Böylece, yasaların katılığını uygulamada dü­zeltmeye ve adalete daha çok yaklaşmaya çalışır.

Örneğin herkesten kazancıyla orantılı ola­rak alınan gelir vergisi adil bir vergidir. Oysa kişinin gelir durumuna bakılmaksızın tüketti­ği herhangi bir maldan (örneğin şekerden) alınan vergi adaletsiz sayılabilir. Çünkü bu vergi karşısında herkes eşit sayıldığı için zengin ile yoksul eşit oranda vergi ödemiş olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir