Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Adana’nın Doğal Yapı Özellikleri Nelerdir?

Adana İlinin Özellikleri Nelerdir
Adana’nın Doğal Yapı Özellikleri Nelerdir?

Adana ilinin doğal yapısı kuzeyden güneye doğru üçe bölünmüş gibidir: Kuzeydeki dağ­lık bölge, ‘güneydeki ovalar ve bu iki kesim arasında bir geçit oluşturan hafif engebeli eşik alanlar. Yüksekliği çoğu yerde 2.500 metreyi aşan dağlık kesim ortadaki eşik alanlara doğru giderek alçalır ve kıyıdaki alçak ovalar­da deniz düzeyine iner.

İl topraklarının hemen hemen yarısını kap­layan bu dağlık kesim Toroslar ve Antitoroslar dağ sistemlerinin uzantısıdır. Kuzeybatıda, Orta Toroslar’m parçası olan Aladağlar üzerindeki Güzeller Tepesi, 3.461 metreye ulaşan doruğuyla ilin en yük­sek noktasıdır. Tepelere doğru yoğun kızıl- çam, karaçam ve meşe ormanlarıyla, dorukla­rında ise yer yer küçük buzul gölleriyle bezenmiş olan Aladağlar’ın çarpıcı bir görü­nümü vardır. Adanalılar yazın kavurucu sı­caklarında Aladağlar’ın serin yaylalarına çı­karlar. Yörük göçerleri de yazın hayvanlarını, Alp çayırlarıyla kaplı olan bu zengin otlaklar­da otlatırlar. Türkiye’nin en uzun demiryolu tüneli de Aladağlar üzerindedir. Dağı yaran Çakıt Suyu vadisini izleyerek yaklaşık 3 km boyunca uzanan bu tünel ilin iç bölgelerine geçit verir.

Aladağlar’ın kuzeydoğusunda uzanan Tah­talı Dağlar ve ilin güneydoğusundaki Amanos Dağlan Adana ilinin öbür önemli engebele­ridir.

Toros Dağları’nın eteklerinden sonra, Ak­deniz’e doğru ovalar başlar. Bu ovalar, Ada­na’nın iki yanındaki İçel ve Hatay illerine de taşan uçsuz bucaksız Çukurova’nın parçaları­dır. Bu geniş düzlük, Adana il sınırlan içinde, doğal engebelerle birbirinden ayrılmış altı ova oluşturur: Ceyhan, Yüreğir, Misis, Osmani­ye, Yumurtalık ve Haruniye ovaları. Akarsuların taşıdığı alüvyonlarla zenginleşen bu ova­lar yalnız Adana’nın değil bütün Türkiye’nin en bereketli topraklarıdır.

Doğu Toroslar’dan doğarak Akdeniz’e dö­külen Seyhan ve Ceyhan ırmakları Adana ilinin can damarlarıdır. Uzunlukları 500 km’yi aşan ve ovaya ininceye kadar birçok kolla beslenen bu ırmakların akışı düzenli değildir. Kurak yaz aylarında suları iyice azalır, ilkba­harda ise Toroslar’ın eriyen karlarıyla besle­nerek yataklarından taşacak kadar artar. Bu ırmakların akışını denetleyerek Adana ovala­rını bahar aylarındaki sel baskınlarından ko­rumak ve bölgeye elektrik enerjisi sağlamak için Seyhan üzerinde Seyhan Barajı, Ceyhan üzerinde de Aslantaş Barajı yapılmıştır.

Bu iki akarsuyun sularını biriktiren baraj gölleri de Adana ilinin en büyük gölleridir. Bu yapay göllerden başka, ilin Akdeniz kıyı­larında Akyatan Gölü, Tuz Gölü gibi birkaç doğal göl bulunur. Bunlar, denizin karaya sokulması ve ince bir kıyı şeridiyle kapanması sonucunda oluşmuş, “lagün” ya da “denizkulağı” denen çok küçük acı su gölleridir.

Adana ilinin dağlık kesim dışındaki bölge­lerinde tipik bir Akdeniz iklimi egemendir. Bu iklim tipinin özelliği olan sıcak ve kurak yaz aylarında gölgedeki sıcaklığın 40°C’yi aştığı çok olur. Dağlık yöreye doğru çıkıldık­ça sıcaklık azalır, yağışlar artar. Bu nedenle Adana ilinde bütün yılın sıcaklık ortalaması 18°C iken, kuzey komşusu olan Kayseri ilinde bu değer 10°C’ye düşer. Gene Akdeniz ikli­minin etkisiyle Adana ilinin alçak kesimle­rinde kışlar ılık ve yağışlıdır. Bu kesimde hava sıcaklığı sıfırın altına pek düşmediği için, kar yağan yılların sayısı kayıtlara geçecek kadar az olur. Hatta eski kayıtlar 1811 yılının Ocak ayında Adana’da güllerin açtığını yazar.

Bu iklim özellikleri ilin doğal bitki örtüsünü de belirlediğinden, alçak ve yüksek kesimler­deki bitki toplulukları birbirinden çok farklı­dır. Akdeniz ikliminin egemen olduğu alçak kesimlerdeki bodur makiler, Toroslar’ın eteklerinden başlayarak yerini gür ormanlara bırakır. Ovalar tümüyle tarım ala­nı olduğundan, doğal bitki örtüsünün en bozulmadan kaldığı yer ortadaki eşik alanla­rın tarım yapılmayan kesimleridir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir