Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Adana’nın Tarihi Özellikleri Nelerdir?

Adananın Tarihi Özellikleri Nelerdir
Adana kentindeki Ulucami, 16. yüzyılda, Ramazanoğulları’nın son döneminde yapılmış en ünlü yapılardan biridir.

Tarihte Kilikya adıyla bilinen Çukurova böl­gesi çok eski çağlardan beri çeşitli halklara yurt olmuştur. Yöredeki kazılarda açığa çıka­rılan ve Cilalı Taş Devri’nden (Neolitik Çağ) kaldığı anlaşılan buluntular, bu yörenin tarih ­öncesi çağlarda bile önemli bir tarım ve yer­leşme merkezi olduğunu gösterir. Sonraki çağ­larda tarımsal ürünlerin ticaretine başlayan bu halklar, o çağların ticaret yollan üzerin­de büyük kentler kurdular. Zamanla kentler gelişti, küçük krallıklara dönüştü. Mısır ve Mezopotamya ile ticaretlerini geliştirebilmek için Orta Anadolu’dan Akdeniz kıyılarına inmeyi amaçlayan Hititler İÖ 1530 yılında bu krallıkları egemenlikleri altına alarak Çukur­ova’ya yerleştiler. Bugün Adana’nın Kadirli ilçesi içindeki Karatepe ve Domuztepe’de yapılan kazılar, bu tepelerin yaklaşık üç yüzyıllık Hitit döneminde kurulan iki eski yerleşme olduğunu ortaya koymuştur.

Bereketli toprakları ve zengin bir kereste kaynağı olan ormanlarıyla yöredeki öbür krallıkların ilgisini çeken, üstelik önemli tica­ret yollarının kavşağı olan Kilikya o tarih­ten sonra sürekli el değiştirdi. Hititler’den sonra Asurlular’ın, Persler’in, Makedonya Krallığı’nın ve Selevkoslar’ın (Selefkiler) egemenliğine girdi. İÖ 12’den, imparator­luğun parçalandığı İS 395 yılına kadar bu top­raklar. büyük Roma İmparatorluğu’nun bir parçasıydı. İmparatorluğu besleyen büyük çiftliklerin kurulduğu, bugün Yakapınar adıyla anılan Misis başta olmak üzere kent­lerin büyüyüp geliştiği Roma döneminden sonra Adana yöresi Bizans egemenliğine gir­di İkiye ayrılan Roma İmparatorluğu’nun doğu kanadı olan Bizans döneminde tarım ve dokumacılıkla zenginleşen Adana top­raklarına Müslümanların yerleşmesi 651 yılına rastlar.

Adananın Tarihi Özellikleri Nelerdir
Adana’da, Seyhan Irmağı üzerindeki ünlü Taş Köprü Romalılar döneminden kalmadır.

Yörede Emeviler ve Abbasiler döneminden kalma birçok yapı vardır. Adana ve Çukurova kültürünün en renkli öğelerinden biri olan Türkmenler de ilk kez bu dönemde bu yöreye yerleşmeye başla­dılar. 1071’deki Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’ya giren Selçuklular, Haçlı Seferleri’ ne kadar Çukurova kentlerini ellerinde tuttu­lar. Daha sonra, bu yörede yerleşmiş olan Ermeniler’den Memlûklar’a geçen Adana toprakları, 1350’lerde Anadolu Beyliklerin­den Ramazanoğulları’nın egemenliğine girdi.

1517’de Osmanlı yönetimine girerek bu yö­netimin bir sancağı (bugünkü. anlamıyla il örgütü) oldu. Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın oğlu Mısırlı İbrahim Paşa 1833’te yöreyi denetimi altına aldı. 1840’ta yeniden Osmanlı yönetimine giren Adana, özellikle 19. yüzyı­lın ikinci yarısından sonra bir tarım ve sanayi merkezi olarak hızla gelişti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir