Menü Kapat

AERODİNAMİK nedir ?

Özellikle gazların hareketini inceleyen bi­limdir. Gazların hareketini, genellikle, hava­
nın içinden geçen katı cisimler meydana ge­tirir. Silindir biçimindeki bir madde havada hızla itilince arkasında bir çevrinti bırakır; aynı zamanda itmeye de şiddetle karşı ko­yar. Ucu sivri, balık biçiminde bir maddeye ise, hava daha az karşı koyar. Böyle bir madde itildiğinde de arkasında bir çevrinti meydana getirmez. Bu gibi cisimlere “aero­dinamik biçimli denir.

Aerodinamikle ilk ilgilenen İngiliz bilgini Sir isaac Newton olmuştur. Bu konudaki cid­di çalışmalara ise ancak 1738 tarihinde baş­lanmıştır. Bu çalışmaların uçakların, roket­lerin gelişmesindeki rolü büyüktür. Deneysel aerodinamiğin temeli “Rüzgâr Tüneli’dir. İlk rüzgâr tüneli 1871’de, İngiltere’de yapıl­mıştır. Her çeşit uçak, ya da roket modeli, önce rüzgâr tünelinde tecrübe edilir. Dene­necek model rüzgâr tüneline yerleştirilir; denenecek hıza göre şiddeti ayarlanan bir hava akımına tutulur. Bu arada, modelin çe­şitli bölgelerine düşen hava basıncı ölçülür.

Bu denemelerin sonunda, modelde bir ak­saklık görülürse, değişiklik yapılır, aerodina­mik kurallarına daha uygun bir biçim verilir.

Rüzgar tünelinin önemi anlaşılınca, İkinci Dünya Savaşı’mn sonlarına doğru Almanlar 100.000 beygirgücünde bir rüzgâr tüneli yap­tılar. Bugün, dünyanın en büyük rüzgâr tüne­li A.B.D.’de, Tullahoma’dadır. Burada ses hızını geçen hava akımları meydana getirilir. Bu akımı sağlamak için de, 216.000 beygir gücünde bir enerji kullanılır.

Bir uçak yapılırken, mühendisler her şey­den önce aerodinamik deneylerinden çıkan formülleri dikkate almak zorundadırlar.

Hava, uçağın kanatlarından geriye doğru akarken, tam kanatların üzerinde ince bir tabaka meydana getirir. Burada havanın hızı, en yüksek değerinden sıfıra düşer. Değişik hava hızında olan bu ince tabakaya “sınır tabakası” (boundary) denir. Bu tabakanın ne kadar ince, kaygan ve kanat yüzeyine ya­kın olması sağlanabilirse, kanadın sürtmesi de o kadar azalır. Böylece de, uçağın yük­selmesi kolaylaşmış olur. Kanadın hava ta­bakalarına doğru meydana getirdiği açı bü­yükse, uçak gene ilerleyemez. Çünkü, hızla akan hava kanadın üstünde çevrintiler mey­dana getirir.

Sınır tabakasının ince, yüze yakın olabil­mesi için, mühendisler birçok yollar bulmuş­lardır. Çünkü iyi denetlenmiş bir sınır tabakası uçağa hem hız, hem de yükseklik kazandırır.

Uçakların kontrolü da, kanatçıklar, elevatörler, dümen yardımıyla sağlanır. Bunları oynatmakla hava akımında meydana gelen değişiklik, uçağın sağa, sola dönmesini, yükselip alçalmasını sağlar,

1 Comment

Gönderiye Yorum Yap