Menü Kapat

AFŞİN nerededir ?

Kahramanmaraş İlinin Doğu Anadolu sı­nırları içinde kalan kesiminde bir ilçedir. Bir bucağı, 53 köyü vardır.

Yüzölçümü: 1.387 km.2

Nüfusu: 85.660 (1980)

Afşin yer yer dağlık, yer yer de düzlüktür. Halk tarım ve hayvancılıkla uğraşır. En çok buğday ekilir. Mısır, arpa, patates, pancar, fasulye de yetişir. Bağcılık çok gelişmiştir. Meyva da boldur. Afşin, üzümüyle, bir de kırmızı biberiyle ün salmıştır. Afşin’de yeti­şen kırmızı biberler çok acı olur. Afşin’le il merkezi arasında taşıtların geçmesine elve­rişli yol yoktur. Onun İçin, ilçe yönetim bakımından Maraş’a bağlıysa da, asıl alışve­rişini Malatya ile yapar-

ilçe merkezi, Afşin’de 2000’e yakın bina, bir hastane, 8 de okul vardır. İki mahalleden
oluşmuştur. Nüfusu: 20.550 (1980 sayımı.) İl merkezi olan Maraş’a ancak hayvan sırtın­da gidip gellnebilmektedir. Halk yün eğirir, dokumacılık yapar. İçme suyu batıdaki bir kaynaktan gelir. Elektriği vardır.

Tarih.

Eskiden Efsus, Yarpuz, Arabasus adlarıyla anılırdı. Vaktiyle bu bölgeden Af­şin adında iki Türk komutanı gelip geçmiş­tir. Bunların birincisi Arap hükümdarı Mutasım’ın, ikinci ise Alp Arslan’ın komutanla­rıydı. Afşin sonradan Irak genel valisi oldu, birçok Anadolu seferine katılarak sayısız zaferler kazandı, ömrünün son yıllarında Af­şin’e yerleşti, burada yaptırdığı sarayda öl­dü. Bu saray şimdi yıkılmışsa da, kalıntıları hâlâ durur.

Yedi Uyurlar.

Afşin’in 6 kilometre batı­sındaki Efsusta bulunan Yedi Uyurlar (Es- hab-ı Kehif) mağarası çok ünlüdür. Türkiye’­nin başka yerlerinde de Yedi Uyurlar mağa­raları vardır; Hatay, Tarsus, Efes’teki mağa­ralar gibi. Ne var ki, bunlardan hangisinin Kuran’da sözü edilen Yedi Uyurlar’a ait ol­duğu bilinmemektedir. Gerek batı, gerek doğu kaynaklarının belirttiğine göre, Efes’li yedi genç, zalim Dakianus’un baskısına daya­namayarak kaçarlar; bir mağaraya sığınırlar. Nerede saklandıkları bulununca, mağaranın kapısını içerden örerler. Yedi genç tam 200 yıl birbirlerine sarılmış durumda uyurlar. Sonra, bir çoban mağarayı bulur, kapısını açar. Gençler de uzun uykularından böylece uyanırlar. Karınları acıkınca, yiyecek almak üzere kasabaya inerler. Aldıkları yiyecekle­rin parasını ödeyecekleri sırada, verdikleri paraların 200 yıl önce geçerli olduğu anlaşı­lır. Bunun üzerine, gene mağaralarına döner­ler. Bu kez sonsuz bir uykuya dalarlar.

Gönderiye Yorum Yap