Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Ağrı Dağı’nın Özellikleri Nelerdir?

Ağrı Dağı'nın Özellikleri Nelerdir
Ağrı Dağı’na çıkanlar buz gibi kaynaklardan su içmeyi boşuna umarlar. Çok yağış düşmesine karşın, toprak bütün suyu emdiği için yazın özellikle dağın etekleri bir çölü andırır.

AĞRI DAĞI. Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki Araş Dağları’nın doğu ucunda, Türkiye-İran sınırı yakınında, sönmüş bir yanardağ kütlesi olan Ağrı Dağı yükselir. Ağrı il topraklan içinde kalan bu dağ, 5.137 metreye ulaşan doruğuyla Türkiye’nin en yüksek dağıdır. 2.687 metre yükseklikteki Serdarbulak Geçi­di, 1.200 km2’lik bir alanı kaplayan bu büyük kütleyi iki doruğa ayırır: Kuzeyde 5.137 metrelik Büyük Ağrı (asıl Ağrı), güneyde 3.896 metrelik Küçük Ağrı dağları.

Yahudiler’in kutsal kitabı olan Tevrat’taki Nuh efsanesinde “Ararat” adıyla Ağrı Dağı’ndan söz edilir ve bütün yeryüzünü suya boğan tufandan sonra Nuh’un gemisinin bu dağın doruğunda karaya oturduğu belirtilir. Ağrı Dağı’nın en eski adı olan bu Ararat sözcüğü, İÖ 9. yüzyılda bu bölgede egemenlik kurmuş olan Urartular’ın İbranice’deki adıdır. Türkler Anadolu’ya yer­leştikleri zaman bu dağa Eğri Dağ adını vermişler, bu ad zamanla Ağrı Dağı’na dö­nüşmüştür.

Ortaçağın ünlü İtalyan gezgini Marco Polo, Ağrı Dağı’nı tepesinden kar eksik olmayan ve gökyüzüne dimdik yükselen bir dağ olarak tanımlamıştır. Gerçekten de Ağrı Dağı bir­den bire yükselen kütlesiyle çok görkemli bir dağdır ve 4.000 metrenin üstündeki bölümleri yazın bile erimeyen karlarla kaplıdır. Hava puslu ve bulutlu olmadığı zaman dağın doru­ğu Ağrı, Van, Kars ve Bitlis’in yüksek yörele­rinden, SSCB ve İran’ın sınıra yakın yerlerin­den görülebilir. Ağrı Dağı’nın dik yamaçları doruktan eteklere kadar uzanan derin vadi­lerle yayılmıştır. Bunlardan en büyüğü ve en ünlüsü olan Cehennem Deresi’nin vadisi, akarken birdenbire donmuş bir dereyi andırır. Çünkü dağın tepesini bir takke gibi örten buzul oluşumu bu vadiye doğru sarkar. 10-12 km2’lik bir alanı kaplayan bu buzul Türkiye’ nin en büyük buzuludur.

Dağın eteklerinde, yöre halkının “İnek Vadisi” dediği yerde birçok mağara vardır. Yüzlerce hayvanın sığabileceği büyüklükteki bu mağaralar yaylaya çıkarılan hayvanlar için doğal barınak işlevi görür. Büyük Ağrı’da ardıç ve huş, Küçük Ağrı’da gürgen ağaçların­dan oluşan orman örtüsü oldukça seyrektir.

Ağrı Dağı birçok efsaneye konu olmuştur. Nuh’un gemisinin hâlâ dağın doruğunda ol­duğuna inananlardan başka Âdem ile Havva’ nın yaşadığı İrem Bağları’nın da Ağrı Dağı’ nın kuzey eteklerinde olduğu öne sürülür. 20 Haziran 1840’ta dağdan kopan kayalar kuzeydoğu eteklerindeki bir köyü yerle bir ederek 1.600 kişinin ölümüne neden olmuştu. Çıkan gürültü ve toz bulutu nedeniyle bu olay bir patlamanın habercisi olarak yorumlandı; oysa Ağrı Dağı’nın bugüne kadar etkinlik gösterdiğine ilişkin hiçbir kayıt yoktur.

İlk kez 1829 Eylül’ünde Alman Johann Jacob von Parrot Ağrı Dağı’nın doruğuna ulaşmayı başarmıştır. Bugün Nuh’un gemisini arayanlar ya da dağcılık sporuyla uğraşanlar sık sık Ağrı Dağı’na tırmanırlar. Tırmanış için en uygun zaman ağustos ve eylül aylarıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir