Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Search in posts
Search in pages

Ağrı’nın Doğal Yapı Özellikleri Nelerdir?

Ağrının Doğal Yapı Özellikleri Nelerdir
Kesme taştan yapılmış ve surlarla çevrelenmiş olan İshak Paşa Sarayı, kayalıkların üzerindeki heybetli görünümüyle bir şatoyu andırır.

Ağrı il topraklarının hemen hemen yarısı dağlık alanlardan oluşur. İlin kuzey sınırı boyunca uzanan Araş Dağları, birçok tepesi­nin yüksekliği 3.000 metreyi aşan uzun bir sıradağdır. Bu tepelerden en önemlileri Ağrı Dağı, Perili Dağ, Aşağı Dağ ve Köse Dağı’ dır. Sıradağların doğu ucunda yükselen Ağrı Dağı kütlesi, Küçük ve Büyük Ağrı olarak adlandırılan iki volkanik koniden oluşur.

Güneyde Van sının boyunca uzanan Aladağlar ile Tendürek Dağı ilin öbür önemli engebeleridir. 3.542 metre yükseklikteki Tendürek Dağı tıpkı Ağrı Dağı gibi sönmüş bir yanardağdır. Gene de, büyük ve derin ana krateri ile yamaçlarındaki çukurlardan zaman zaman su buharı ve gazların çıktığı görülür.

İl topraklarının yaklaşık üçte birini oluştu­ran yüksek ve eğimli ovalar yer yer otlaklarla kaplıdır. Bu ovaların en büyüğü kuzeybatı güneydoğu doğrultusunda uzanan Eleşkirt Karaköse Ovası’dır. Aladağlar’ın eteklerinden başlayan Patnos ve Diyadin ovalarının eğimli tabanı da kısa otlardan oluşan bir bitki örtüsüy­le kaplıdır. Doğubeyazıt Ovası Ağrı Dağı’nın güneyinden İran sınırına kadar uzanır.

Aladağlar’dan doğan ve Fırat’ın en uzun kolu olan Murat Irmağı, kuzey-kuzeybatı yönünde akarak Ağrı kenti yakınlarında bir­çok akarsuyla birleşir ve güneybatıya doğru yönelir. Araş Dağları’ndan doğan birçok akarsu Eleşkirt Ovası’nda Murat Irmağı’na katılır. Bunların en önemlisi, Eleşkirt Deresi ile Kopuzdere’nin birleşmesinden oluşan Şir­yan (Güzel) Çayı’dır. Taşlıçay ve Körçay Murat Irmağı’nın bu yöreden aldığı öteki önemli kollardır. Patnos Ovası’ndan geçen Sarısu da Murat Irmağı’na karışır. Doğubeya­zıt Ovası’m sulayan İncesu, Balıkgölü Deresi (ya da Balıkçayı) ve Girnevük Suyu (ya da Girne Deresi), bazı kesimlerde birleşerek sazlık ve bataklık alanlar oluşturur.

İlin başlıca gölleri Balık Gölü, Gölyüzü Gölü ve Saz Gölü’dür. Ağrı Dağı’nın yamaç­larındaki Sinek Yaylası’nda, 2.241 metre yük­seklikteki ormanlar arasında yer alan Balık Gölü, lavların bir akarsuyun önünü tıkamasıy­la oluşmuş doğal bir set gölüdür. Fazla sularını Balıkgölü Deresi’ne akıtan, 24 km2 genişliğindeki bu tatlı su gölünde alabalık ve sazan boldur. Gölde ayrıca tarihsel kalıntıla­rın bulunduğu küçük bir ada vardır. Gölyüzü ve Saz gölleri ise Ağrı Dağı’nın güneybatı eteklerindeki çöküntü bölgesinde oluşmuştur.

Ağrı yöresi, Doğu Anadolu’da egemen olan karasal iklimin en sert geçtiği yerlerden biridir. Kış mevsimi çok uzun sürer, yoğun kar yağışı olur ve yağan kar aylarca erimez. Yılın 115 gününde toprak karla örtülü olduğu için köy yollarının çoğu kapanır ve ulaşım ancak kızaklarla sağlanır. Akarsu ve göllerin yüzeyi de yer yer donar. Türkiye’de bugüne kadar kaydedilen en düşük sıcaklık 20 Ocak 1972’de  45,6°C ile Ağrı kentinde yaşanmış­tır. Dağlık alanlarda ilkbaharlar da soğuk, yazlar oldukça serin geçer. İlkbahar soğukla­rına halk arasında “ekin üşüten soğukları” denir. Buna karşılık ovalarda yaz mevsimi sıcak ve kuraktır. Yağmur en çok ilkbaharda yağar.

Ağrı ilinin bitki örtüsü yayla bozkırlarının hemen hemen bütün özelliklerini taşır. İl topraklarının üçte ikisini kaplayan ve yıl boyunca yeşilliğini koruyan geniş yayla otlak­ları hayvancılığın gelişmesinde önemli bir etkendir. En geniş otlakların yer aldığı Aladağlar’ın yaylalarından başka Sinek Yayla- sı’nda, Mirgemir, Çakmak, Pani, Davul ve Tendürek yaylalarında, ilin bütün hayvan varlığını besleyecek kadar zengin otlaklar bulunur.

Eskiden Anadolu’nun birçok yöresi gibi ormanlarla kaplı olan Ağrı ili, bugün otlakla­rının bolluğuna karşın orman varlığı açısından oldukça yoksuldur. Dağlık bölgelerde ağaçlık alanlara çok seyrek rastlanır. Sinek Yaylası otlakların yanı sıra orman örtüsünü de barın­dıran ender yaylalardan biridir. Ovalardaki otlakların yer yer tarlaya dönüştürülmesi ve orman örtüsünün yok olması toprak aşınma­sını hızlandırmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir