Menü Kapat

AHMED MİDHAT EFENDİ (1844-1913) kimdir?

AHMED MİDHAT EFENDİ (1844-1913) kimdir
Gazeteci ve yazar Ahmed Midhat Efendi (1844-1913).

AHMED MİDHAT EFENDİ (1844-1913) Tanzimat döneminin ünlü gazetecilerinden ve ilk Türk romancılarından biridir. Osmanlı İmparatorluğu’nun Rusçuk vilayetinde me­murluk yaparken henüz Ahmed Efendi ola­rak tanınıyordu. Çalışkanlığıyla Vali Midhat Paşa’nın ilgisini ve sevgisini kazandığı için paşa ona kendi adım verdi. Midhat Paşa Bağdat valiliğine atanınca Ahmed Midhat’ı da birlikte götürdü. Bağdat’ta gazetecilik yapan ve değişik çevrelerden insanlarla tanı­şan Ahmed Midhat batı kültürü, doğu felse­fesi ve medrese bilimleri konusunda bilgisini artırdı.

İstanbul’a dönünce, oturduğu evin alt ka­tında küçük bir basımevi kurarak, Bağdat’ta iken yazdığı ders kitaplarını basmaya başladı. Çıkardığı Devir ve Bedir adlı gazeteler ilerici görüşlerinden dolayı kısa sürede kapatılınca Dağarcık ve Kırkambar dergilerini yayımla­maya başladı. Dergilerinde bilim ve felsefe konularına, Osmanlıca’nın sadeleştirilmesi gi­bi sorunlara yer veriyordu. Dağarcık’ta çıkan bir yazısı üzerine dinsizlikle suçlanarak Na­mık Kemal ve arkadaşlarıyla birlikte 1873’te Rodos’a sürüldü.

Ahmed Midhat Efendi Rodos’taki sürgün yıllarında Hasan Mellah (1874), Hüseyin Fellah (1875), Felatun Bey ile Râkım Efendi (1875) gibi ilk romanlarını yazdı. Ayrıca yeni yöntemlerle eğitim veren bir okul açtı.

1876’da, V. Murad tahta çıktığında affedi­lerek İstanbul’a döndü ve İttihat (Birleşme) gazetesini yayımlamaya başladı. Bu arada siyasal tutumunu değiştirerek II. Abdülhamid yönetimine yakınlaştığı için devletin resmi basımevinin ve gazetesinin başına getirildi. 1878’de Tercüman-ı Hakikat (Gerçeklerin Sözcüsü) gazetesini kurduğunda da Abdülhamid’den parasal destek gören ve yüksek devlet görevlerine getirilen Ahmed Midhat Efendi II. Meşrutiyet’ten sonra emekli oldu.

Ne var ki eski ününü ve etkisini yitirmişti. Yazarlığı bırakarak, 1912’den ölümüne kadar okullarda tarih, dinler tarihi ve felsefe dersle­ri verdi.

Batı kültürünü halka tanıtmaya ve halkı eğiterek cahillikle savaşmaya büyük önem veren Ahmed Midhat Efendi, “eğlendirerek eğitme”nin en iyi yol olduğunu düşündüğü için en çok roman ve öyküler yazdı. Romanla­rındaki kahramanlan genellikle iyiler ve kötü­ler olarak ikiye ayınr; bu kahramanlara duy­duğu sevgiyi ya da nefreti dile getirerek taraf tutar ve sonunda iyilerin isteklerini yerine getirip, kötüleri cezalandırır. Hatta kimi za­man meddah öykülerinin özelliklerinden ya­rarlanarak “Ne dersiniz, bu hain ölümü hak etti değil mi?” diye okuyucuya seslenir. Te­mel kaygısı okuyucuyu bilgilendirmek olduğu için, olayın bir yerinde anlatımı bırakır, oku­yucu için yeni bir bilgiyi, bir sözcüğü sayfalar­ca açıklamaktan geri kalmaz.

Ahmed Midhat’m yapıtları Türk romanı­nın gelişmesinde önemli bir dönemeç olması­na karşın, bugün edebi değerinden çok tarih­sel değeriyle anılır.

Yazar romanın yanı sıra tiyatroya da çok önem vermiştir. Tiyatronun önemli bir eğitici işlevi olduğunu ve toplumda yaygınlaştırılma­sı gerektiğini savunmuştur. Fürs-i Kadimde. Bir Facia (1884; “Eski İran’da Bir Facia”), Eyvah (1871), Açık Baş (1874) oyunlanndan birkaçıdır. Çerkeş Özdenleri (1884) adlı oyu­nu ise tutucu çevrelerin tepkisini çekmiş, oy­nandığı tiyatro basılarak yakılmıştır. Ah­med Midhat edebiyatın dışında matematik, fizik, kimya, ekonomi, tarih, hukuk, felsefe, eğitim gibi birçok konuda yazılar yazmıştır. Öbür yapıtları arasında Kıssadan Hisse (1870), Dünyaya İkinci Geliş yahut İstanbul’ da Neler Olmuş (1874), Karı Koca Masalı (1875), Yeryüzünde Bir Melek (1878), Çengi (1877), Karnaval (1881), Henüz On Yedi Yaşında (1881), Ekonomi Politik (1879) sayı­labilir.

Gönderiye Yorum Yap