Menü Kapat

Akdeniz Ateşi (FMF) Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır?

Ailevi Akdeniz Ateşi (AAA) olarak isimlendirilir. İngilizce Familial Mediterranean Fever (FMF) olarak da bilinir. Daha çok Akdeniz bölgesinde yaşayan insanlarda görülür. Türklerde, Araplarda, Yahudilerde ve Ermenilerde sıktır. Akraba evliliklerinde de görülme sıklığı artar. Bir AAA var ise ebeveynlerin her ikisi de taşıyıcı gene sahiptir. AAA olan bir kişinin kardeşinin hastalıklı gen taşıyıcısı olma olasılığı %50, tamamen sağlıklı olma olasılığı %25 ve hastalık olma olasılığı %25’tir. Taşıyıcı olanlarda buna bağlı ciddi bir sağlık sorunu beklenmemektedir.

Genetik geçişlidir. İltihabi süreçte rol oynayan Bende bozulma olduğundan karın, akciğer, kalp zarları, eklemler ve damarlarda iltihaplanmalar meydana gelir. Müzmin/kronik bir hastalıktır, yani ömür boyu sürer.

Bulgu-Belirtiler ve Yakınmalar : Hastalık belirtileri genelde çocukluk döneminde başlar. Aileyi Akdeniz ateşi ataklarla seyreder. 12 ile 72 saat süren şikayetler olur ve geçer. Atak sonrası hastada herhangi bir şikayet bulunmaz. İlerleyen zamanlarda hastalık belirtileri tekrar ortaya çıkar.

Ateş ve ağrı, en sık karşımıza çıkan şikayetlerdir. Ateş, atağın ilk günü en yüksektir. 40 dereceye kadar yükselebilir. Birinci günden sonra düşmeye başlar. Karın ağrısı, karın zarının iltihaplanması sonucu oluşur. Karnın belli bir bölgesinden başlayıp yayılır. Apandisit ile çok sık karıştırılır. Göğüs ağrısı, akciğer zarının iltihaplanması ile ortaya çıkar. Nefes alırken batıcı tarzda ağrı şeklindedir. Daha ender bir sebebi de kalp zarı iltihaplanmasıdır. Hastaların yaklaşık yarısında bu şikayet olabilir.

En sık, ayak bileği ve dizde görülen eklem ağrıları ve şişlikleri görülür. Ağrıyan eklem bununla birlikte kızarıktır. Çoğu hastada eklem ağrısı mevcuttur. Az da olsa iltihabi romatizma çeşidi olan spondilit gelişebilir. Özellikle kalça ekleminde şikayet olduğunda iyileşme gecikir ve cerrahi müdahale gerektirir. %10 hastada deri bulguları olur. Basmakla solmayan kızarıklıklar şeklindedir. Damar tutulumu olduğunu gösterir. Adam çocuklarda yumurtalıklarda ağrılı şişmeler olarak belirti verebilir.

Her hastada ataklar değişik olabilir. Ailevi Akdeniz ateşi atakları beklenmedik zamanda ve ansızın ortaya çıkar. Kimi zaman 2 hafta sonra bazende 3 ay sonra atak görülebilir. Tüm bulguların hepsi bir arada görülmeyebilir. Ateş ve ağrı en sık rastlanan bulgudur.

Tanı koymak için özel bir tetkik yoktur. Hastanın şikayetleri değerlendirilir. Özellikle ataklarla seyretmesi tipiktir. MEFV geninde mutasyon saptanması tanıda yardımcı bir testtir.

Hastalık seyri esnasında amiloidoz gelişme riski vardır. Amiloidoz hastalığında amiloid adı verilen anormal protein üretimi olur. Böbrek yetmezliği gelişebilir.

Tıbbi Tedavi : Tedavi kesinlikle romatoloji hekimi tarafından planlanmalıdır. Tedavide kolşisin kullanılır. Ancak kolşisin her hastada değişik dozlarda kullanılır. İlacın yan etkileri de romatolog tarafından değerlendirilir. Hastalığın tedavisi ömür boyudur. Kolşisin en sık kullanılan ilaçtır. Rilonasept ve anakinra gibi daha az kullanılan diğer ilaçlar da bulunur.

Diyet Değisiklikleri : Kafeinden zengin gıdalar, fındık, fıstık, ceviz gibi gıdaların FMF atağını tetikleme riski bazı kişilerde bilindiği için tüketilmemelidir. Kişilerin, FMF atağını tetikleyen besin açısından kendilerini gözlemlemeleri ve böyle bir besin var ise uzak durmaları gerekir.AAA olan bazı kişiler sütte bol bulunan laktoza karşı reaksiyon verirler ve atak geçirebilirler. Bu kişiler laktoz içermeyen diyetten yarar görebilirler.

AAA süreğen bir iltihabi süreç olduğundan, bu hastalar iltihabi süreci doğal yoldan engelleyen gıdalardan yarar görebilirler. İltihabi süreç yumuşak dokuda, eklemlerde sıvı toplanması, şişlik, ağrı ve kızarıklık gibi bulgulara neden olur. Başlıca somon balığı, keten tohumu ve kabak çekirdeği bol bulunan omega-3 yağ asitleri iltihabi sürecin engellenmesinde çok yararlıdır. Günde 2-3 tatlı kaşığı keten tohumu yağı, bir avuç tuzsuz kabak çekirdeği tüketilmelidir. Zeytinyağı, avokado, ceviz ve fındıkta bol bulunan tekli doymamış yağ asitleri de iltihabi süreci azaltarak olumlu katkı sağlar. Günde 1-2 çorba kaşığı zeytinyağı, bir avuç fındık ve ceviz tüketimi AAA için faydalıdır. Üzüm çekirdeği yağı, pirinç kepeği yağı ve ceviz yağı da yararlı gıdalardandır.

Vitamin, mineral, antioksidan, fitokimyasal ve liften zengin meyve-sebze tüketimi AAA iltihabi süreçlerde olumlu yönde tesir sağlar. Canlı ve yeşil renkte sebzeler ile tüm meyveler yararlıdır. Her gün minimum 5 porsiyon meyve ve sebze tüketilmelidir.Protein kaynağı olarak kümes hayvanları, balık, deniz ürünleri, organik soya, ceviz, fındık gibi besinler tercih edilmelidir.Özellikle su tüketimine önem verilmelidir. %100 meyve suyu, bitki çayları, düşük tuz içeren sebze suları ve yağsız ya da yarım yağlı süt diğer sıvı kaynakları olarak tüketilebilir.

Yağlı kırmızı et, şeker, işlenmiş gıdalar vücutta iltihabi süreci tetikler. Trans yağların ve doymuş yağların azaltılması için işlenmiş gıdaların, kırmızı etin, salam, sosis ve sucuk gibi ürünlerin tüketimi kısıtlanmalıdır. Ekmek ve makarnada beyaz renk işlenmiş gıdayı gösterdiği için bu ürünlerde koyu renkli tam tahıllı ürünlere yönelmek gereklidir. Gazoz, kola, pasta, kek, tatlı gibi şekerli gıdalar ve içeceklerin azaltılması da faydalıdır.

Patates, domates ve patlıcan gibi besinler tahrişe neden olabilir. Ek olarak bu besinler solanin adlı, bazı kişilerde ağrıyı tetikleyebilen madde içerir. Kişilerin, bu gıdalarla ataklar arasında ilişki olup olmadığını gözlemlemeleri gerekir.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri:

AAA ataklarının en fazla ilişkili olduğu tetikleyici unsur strestir. Bu durumda çoğunlukla stres sonrası birkaç gün içinde atak gelişir. Sınavlar, kent dışı gezi, sosyal korku ve iş stresi gibi faktörler tetikleyici stres faktörleridir. Strese bağlı kortizon hormonunun yükselmesinin bir unsur olarak etkili olabileceği düşünülmektedir. Stres ile savaşmada antidepresanların da yararı olabilir. Tıbbi tedavide planlama içinde strese karşı ilaçlar kullanılması gerekli olabilir. Düzenli ve yeterli uyku akıl ve vücudun toparlanmasını, stres faktörleriyle daha iyi savaşmasını sağlar.

Düzenli fiziksel aktivite yapılması sadece vücudu fit yapmakla kalmaz, bununla birlikte stres ile daha iyi mücadele etmeyi ve moralde düzelmeyi sağlayan endorfinlerin salgılanmasını sağlar. Uygun egzersiz için doktordan bilgi alınmalıdır. Yoga ve nefes egzersizi stres ile savaşmada AAA hastalarına yardımcıdır.

Kişiler tıbbi tedavi ilaçlarını düzenli kullanmalıdır. Böylece diğer organların işlevini bozan amiloidoz gibi komplikasyonların gelişme riski azaltılabilir.

Bazı hastalarda soğuk, aşırı efor, adet devri ve başta yüksek oranda yağ içeren besinler olmak üzere bazı gıdalar FMF’i tetikleyebilir. Bu mevzuda kesin bir kanıt olmamakla birlikte, kişiler bu tür tetikleyici belirlerse ondan uzak durmalıdır. Bazı hastalarda gebelik ile AAA ataklarının azaldığı görülmektedir. Özellikle adet dönemlerinde sık atak geçirenlerin hamilelik yoluyla ataklardan korunması mümkün olabilir.

Önerilen Gıda Takviyeleri : Omega-3 yağ asitleri: FMF ile ilgili bir çalışma olmamakla birlikte iltihabi sürecin baskılanmasında yararı olduğundan günde 2-3 gram balık yağı içeren kapsül, ataklarda destek olarak alınabilir.

24 hastalık çalışmada, andrographis bitkisi, siberya ginsengi, meyan kökü ve schizandra bitkilerinin ekstraktlarını içeren standardize bir üründen günde 3 kere dörder tablet verilen FMF hastalarında, plaseboya göre atak sıklığı, süresi ve şiddetinde iyileşme olduğu saptanmıştır.Ender bir hastalık olduğundan fazla araştırma bulunmamaktadır.

Gönderiye Yorum Yap