TASAVVUFİ USUL VE ESASLARIN MENŞEİ

Tasavvufî usûl ve esasların menşei; rûhu; Kur’ân ve hadislerde mevcûd olan nebevî faâliyetin; her zaman ve mekânda devam ettirilmesinden ibârettir. Meşâyıh zümresi ve onların kesintisiz devâm etme gerçeğinin kaynağı da…

Devamını oku »

BİR HOCANIN TALEBESİNE YARDIMI VE HİMMETİ

Hazret-i Mevlânâ ve emsâli gönül ehlinin bütün insanlığı şefkatle kucaklayan «…بَازَا، بَازَا» “Gel, gel, geri dön gel, ne olursan ol yine gel” daveti; yüksek bir îman şuurunun tezâhürüdür. Bu davet;…

Devamını oku »

KUR’AN-I KERİM’DE İNFAK KELİMESİ 200 YERDE GEÇİYOR!

Her ibâdetin gönle kazandırdığı apayrı güzellikler, fazîletler ve mânevî kazançlar vardır. İnsanoğlunun ham vasıftan kurtulup olgun bir mü’min olmasında bu mânevî kazançların ehemmiyeti pek büyüktür. Ömer bin Abdülaziz -rahmetullâhi aleyh-…

Devamını oku »

EĞER KALBİN YUMUŞASIN İSTİYORSAN…

Cenâb-ı Hak, insanı kâinatın en şerefli varlığı kılmış, yarattığı her şeyi de ona emânet etmiştir. Kendisine lütfedilen büyük bir salâhiyetle yaşayan insanın, Halık’ına karşı ciddî bir kulluk şuuru ve ihsan duygusu içinde bulunması…

Devamını oku »

FİRÂSET SAHİBİ OLMANIN ŞARTLARI

Nasıl ki Güneş, ısı ve ışığından istifâde etmek isteyenlerden ricâ ve yalvarma beklemezse, firâset sahibi müʼminler de kendilerinden beklenenleri, söylenmesine gerek kalmadan yerine getirmelidirler… Hizmet eden kişi, hizmetine devam ettiği müddetçe…

Devamını oku »

İMANIN EN BÜYÜK MEYVESİ NEDİR?

Îmânın en büyük meyvesi merhamettir. Merhametin en güzel göstergesi de sende olanı ondan mahrum bulunana ikram etmendir. Diğer bir ifadeyle merhamet, başkalarının mahrumiyetini telâfî için onların yardımına koşmandır. En bedbaht…

Devamını oku »

GAYR-İ MÜSLİMLERLE DİYALOGTA TEMEL HASSÂSİYETLER NE OLMALI?

Tebliğ faaliyetlerinde, gayr-i müslimlerle kurulacak diyaloglar nasıl olmalı? Bütün dünya, İslâm’ın dâvet sahasıdır. Peygamber Efendimiz yaşadığı zamanın şartlarında birçok ülkenin kralına elçiler göndererek onlarla bir nevî diyalog kurmuştur. Sahâbîler ise…

Devamını oku »

İHLÂSLI KULLARI ŞEYTAN AZDIRAMAZ!

Cenâb-ı Hak hizmetlerimize, ancak ihlâsımız nisbetinde bereket ihsân eder… Amel­le­ri sırf rı­zâ-yı ilâ­hiy­ye­yi kas­te­de­rek îfâ et­mek ve on­lar üze­ri­ne baş­ka gâ­ye­le­rin göl­ge­si­ni dü­şür­me­mek, dî­nî ıs­tı­lah­ta “ih­lâs” ke­li­me­siy­le ifâde olu­nur. Ce­nâb-ı…

Devamını oku »

KÂBE’Yİ YIKMAKTAN DAHA KÖTÜ ŞEY!

Hiç unutulmamalıdır ki insan, metrajı belli olmayan bir makara gibi, her saniye ne zaman biteceği meçhul olan bir ömür sermâyesini tüketmektedir. Bu hayat nîmeti boyunca da yapmış olduğu en ufak bir hayrın veya…

Devamını oku »

“KIYAME 6: İNSAN ‘KIYAMET GÜNÜ DE NE ZAMANMIŞ?’ DİYE SORAR”

Müslümanlar tarih boyunca kıyametin ne zaman kopacağını merak etmiştir. Bu konuda Cenab-ı Hak, Kıyame Suresi 6. ayette: “(İnsan) «Kıyâmet günü de ne zamanmış?» diye sorar” buyurur. Peki ne malın ne…

Devamını oku »