Menü Kapat

Gaslighting Nedir ?

Özellikle sosyal medyada son zamanlarda adına pek rastladığımız bu kavram oldukça yeni bir psikolojik şiddet türünü ifade etmektedir. Psikoloji literatüründe her gün yeni isimlerle karşımıza çıkan psikolojik terimler günlük hayatımızın daha önce genel bir başlık altında ifade edilen rahatsızlık ve olaylarını detaylandırmaya başladı.Terminolojik köken olarak çok boyutlu bir kişilik bozukluğunu ifade eden gaslighting kelimesi çıkış kaynağını bir tiyatro eserinden almaktadır. Gaz Işık başlıklı bu oyun, Aralık 1938’de Londra’daki Apollo Tiyatrosu’nda ilk kez gösterime girdi ve altı ay gösterimde kaldı. Oyun günlük hayatta denk geldiği psikolojik gerilimi ve tacizi çok iyi işleyen senaryosu sayesinde kısa zaman sonra Angel Street adıyla Amerika’da filme çekildi.

Başrolünde İngiliz tiyatro oyuncusu Patrick Hamilton’ın yer almış olduğu oyun, yanlış bilginin, mağdura, kendi hafıza ve algılarından kuşku duymalarını sağlamak amacıyla sunulduğu psikolojik taciz biçimi anlamına gelen ve Türkçede tam karşılığı bulunmayan gaslighting terimini doğurdu. Filmde Jack ve Bella adlı bir çift var. Jack her gece evdeki gaz lambasını bundan önceki güne göre giderek daha çok kısıyor, bu durumdan habersiz olan Bella da ne zaman “Gaz lambası giderek daha mı az ışık veriyor?” dese Jack’ten sert tepkiler alıyor. Bu şekilde Bella’nın kendine olan özgüvenini sarsmaya, kendinden kuşku duyurmaya çalışan Jack, aslına bakarsak evin gerçek sahibi olan kadının mücevherlerinin peşinde olduğunu gizlemeye çalışmaktadır. Oyunun sonuna doğru olaya dahil olan bir dedektif sebebiyle Jack bu planında başarısız oluyor.

Gaslighting, narsistik, psikopatik kişilik özelliklerinin belli bir bireye dönük olarak shayata geçirilen planlı ve sistematik psikolojik bir şiddet ve taciz türüdür. Yöntem ve uygulamaları değişik olsa da maruz bırakılan kişide orta vadeli kişilik ve ruh sağlığı anlamında küçümsenemeyecek hasarlar bırakabilmektedir. Gaslightingi maruz kalan şahıs açısından tehlikeli kılan durum bunun farkında olmaması ve bunun tamamıyla güvenini kazanan birinden geliyor olmasıdır. Hedef alınan kişinin, devamlı kendinden kuşku duymasına böylelikle kendine yönelik algı ve değerlendirmelerinin doğruluğuna olan güvenini kaybetmesi amaçlanılır. Şahıs kendini sorgulamaya başlayıp karşıdaki kişiye karşı özgüvensiz ve ezik konuma geldiğinde tam da karşıdaki kişinin istediği gibi bağımlı ve yönlendirilebilir bir köleye dönüştürülür. İrade çökertmeye yönelik bir manipülasyon yöntemi olarak başlayan gaslighting ilerleyen aşamalarda ağır bir kişilik tahrip edici psikolojik şiddete dönüşür.

Gaslighting ,aslına bakarsak çok eski bir sorgu ve itiraf tekniği olarak da istihbarat ve emniyet örgütleri tarafından kullanılmaktadır. Klinik olarak bakıldığında paranoya ve şizofreni belirtileri sayılabilecek semptomlarla karşılaştığını düşünen şahıs ‘kendini gerçekleştiren kehanet’ efekti olarak açıklanan durumun etkisiyle adı geçen durumların gerçek fiziki belirtilerini yaşamaya başlayabilir.Yaşanan örnekler üstünden ele alındığında gaslightin taciz metodu değişik katmanlar halinde çok boyutlu olarak kurbana uygulanmaktadır. İlk ve en yaygın boyutu sözel boyutudur. Bu noktada kurban üstünde kendinden kuşku uyandırma ve realiteye dair algısını kırmak temel amaçtır. İkinci ve en fazla zarar veren boyutu, eşyaların yerlerinin değiştirilmek suretiyle kişide bellek ve bilinç arasındaki dengeyi sarsmak böylelikle kişideki genel öz bilinç ve öz saygı bütünlüğünü hasara uğratmak mümkün hale gelir. Son boyutuyla da gaslightingi uygulayan şahıs kurbana anlattığı her olayı, vaka bütünlüğünü kasıtlı olarak bozarak sonrasında kurbanın hafıza bütünlüğünü adam akıllıca sarsar tüm bunların sonunda orta ve uzun vadeli olarak kurbanda ciddi öz saygı ve bilinç bozukluğu sorunları görülür.Bu üç boyutun haricinde olağanüstü varyasyonlarıyla da karşımıza gaslightinin sayısız çeşidi çıkabilir burada ortak nokta ve asıl amaç maruz kalan kişinin öz bilinç ve öz saygısının çökertilerek sömürmek ve suistimal etmek vardır. Peki bir gaslightin kurbanını nasıl fark edebiliriz, bunun için bize yardımcı olabilecek ipuçları nedir ?

Bu belirtileri ana hatlarıyla sıralayacak olursak :

 

İçe kapanma: Bu içe kapanma durumu gaslightinge maruz kalan kişide ansızın gelişebileceği gibi uzun zaman sonra da ortaya çıkabilir. Normalde oldukça neşeli ve sosyal olan şahıs öz saygı yitimine uğramanın etkisiyle kendi dünyasına çekilip asosyal bir görüntü sergilemeye başlar.
Kronik hale gelen özür dileme: Burada şahıs gaslightingin doğurduğu aşağılık kompleksi ve ezik ruh halinin etkisiyle hata yaptığı algısına kapılarak etrafındaki kişilere karşı devamlı hatalı olabileceği düşüncesiyle özür dilemeye başlar.
Karar almada zorlanma: Kurban kendi bilincine dair yeterlilik hissini kaybettiği ve hafıza-bilincinin kusurlu olabileceğini düşünerek karar almaktan kaçmaya başlar ve bunda ciddi manada zorlanır.
Sevdiği kişiye karşı yüceltilmiş hayranlık duygusu: Kurban kendisine gaslighting uygulayan kişinin sorgulanamayacak derecede masum ve kusursuz olduğunu düşünür. Çünkü hatalı ve eksik olan devamlı kendisidir algısı zaman içinde böylesi bir bilinçsel sapma meydana getirir.

Kaynakça:
https://www.powerofpositivity.com/gaslighting/

Gönderiye Yorum Yap