Menü Kapat

Glenn Theodore Seaborg Kimdir?

Glenn Theodore Seaborg 19 Nisan 1912 senesinde Amerika Birleşik Devletleri’nin Michigan eyaletine bağlı Ishpeming kentinde dünyaya gelmiştir. Babası Herman Seaborg ve annesi Selma Olivia Erickson’dur. Ailenin milli geleneklere bağlı olması sebebiyle ev içinde hep İsveç dilinde konuşmuşlardır.

İlkokulda Glenn Seaborg bilime ilgi duymamış ve ilgilenmemiştir. 1922 senesinde Seaborg ailesi Los Angeles California’ya göç etmişlerdir. David Starr Jordan Lisesi’nde, Glenn Seaborg’un kimya ve fizikteki ilgisi Dwight Logan Reid’in gözlem yaptığı derslerle daha da artar hale geldi. Seaborg, liseden üstün başarıyla mezun olduktan sonra 1933 senesinde mezun olduğu UCLA’da kimya eğitimi almıştır. Dört yıl sonra Berkeley Üniversitesi’nden doktorasını aldı. Doktora tezi nükleer kimya alanı üzerineydi.

Otto Hahn’ın Almanya’daki radyoaktif elementler üstüne yaptığı çalışmalar dikkatini çekmişti. Hahn, radyo ve toryumun radyoaktif izotoplarını ve yeni radyoaktif element protaktinyumunun formunu keşfetmiştir. Doktora derecesini aldıktan sonra Seaborg, onlarca yeni izotop keşfedilmesinde yer alarak nükleer kimyager olarak çalışmaya devam etmiştir. 27 yaşlarındayken, 1939 senesinde Seaborg terfi edilerek kimya eğitmeni olmuştur. John Livingood’la birlikte çalışarak Seaborg, iyot ve kobalt’ı keşfetmiştir. Bunlar tıbbi teşhis ve tedaviler için çok mühim radyoizotoplardır. 1938 senesinde Seaborg ve Emilio Segre, şimdiye kadar en fazla kullanılan tıbbi radyoizotop olan technetium’u keşfetmişlerdir.

1940 senesinde Edwin McMillan ve Philip Abelson, Berkeley Üniversitesi’ndeki Lawrence Radyoloji Laboratuarı’nda 93 tane elementi keşfetmişlerdir. Yeni element Neptunyum’u Neptün gezegenine atfen adlandırdılar. Onların bu keşfi, Seaborg ve arkadaşlarını, yeni radyoaktif metali izole etmek için bir yöntem geliştirmeye itmiştir.

Seaborg, bir sonraki keşfedilmemiş element olan 94. elementi üretmek için siklotron ile çalışmaya devam etmiştir. 1941 senesinde Seaborg ve araştırma ekibi 94. element olan plütonyum’u keşfetmiştir. Plütonyum, uranyumun hidrojen (ağır hidrojen) çekirdeği ile boğulmasıyla elde edilmiştir. Seaborg ve çalışma ekibi, Plutonyum’u keşfettikten bir ay sonra izotop plütonyumun nükleer fisyona maruz kalabileceğini keşfetti ve nükleer silahlar ile nükleer enerji üretimi için potansiyel olarak kullanılabileceğini gösterdi. Plütonyum keşfinden sonra Berkeley Üniversite’si, Seaborg’u kimya yardımcı doçentliği görevine terfi ettirmiştir.

Plütonyum’u keşfettikten sonra değişik elementler üstünde çalışmalarını sürdürmüştür. Seaborg 1945 senesinde kimya profesörü unvanına layık görülmüştür. Seaborg, 1950 senesinde kaliforniyumu ve 1955 senesinde mendelevium’u keşfetmiştir.

Uluslararası Saf ve Uygulamalı Kimya Birliği Dubna’da ve Rusya’daki Nükleer Araştırma Enstitüsü’ndeki araştırma gruplarında çalışmıştır.

Nükleer kimyada uzman olarak 2. Dünya Savaşı sırasında Seaborg, nükleer silah üretmek için Manhattan Projesi’nde yer almıştır. Seaborg Chicago’ya taşındı ve burada, plütonyumun uranyumdan nasıl rafine edileceğini ve plütonyum esaslı bir atom bombasının üretilmesini araştıran 100 bilim adamından oluşan bir ekibin başında bulundu.

Seaborg, bombayı silah olarak kullanılmamasını isteyen gizli bir belge olan Franck Raporu’na isimlerini koyan bilim adamlarından biridir. Bilim adamları, Japonya dahil olmak üzere diğer ülkelerin temsilcilerine Japonların teslim olması için atom bombası patlaması yapılmasını istedi. Fakat bu istek reddedilmiştir. 9 Ağustos 1945 senesinde Japonya’nın Nagasaki şehrine bırakılan Fat Man isminde bomba bir plütonyum bombasıydı. (Hiroşima’ya bırakılan Little Man isminde bomba uranyum bombasıdır.)

Seaborg, keşfettiği elementlerden daha ağır unsurların varlığını çalışmalarımda öngörmüştür. Bununla birlikte, bazı elementlerin periyodik tabloda istikrarı oluşturacağını ve çevredeki elementlerden daha uzun yarı ömrü olacağını öngördü. Fikrini, nükleer enerji kabukları mümkün olduğunca çok sayıda nötron ve protonla dolu atomların özellikle kararlı olduğu ve bazı çok ağır elementlerin bu tür dolu enerji kabuklarına sahip olduğu gerçeğine dayandırıyordu.

Seaborg’un istikrar hipotezini kontrol edecek kadar güçlü hiçbir unsur henüz oluşturulmamıştır. Seaborg, 1951 senesinde 39 yaşlarındayken Kimya Nobel Ödülü’ne layık görüldü. Seaborg ödülü, uranyumdan daha ağır element keşfetme çalışmaları sebebiyle Edwin McMillan ile paylaştı. 1997 senesinde Seaborgium ifadesi Seaborg’un adına verilmiştir. Seaborg, 1961-1971 yılları aralığında Atom Enerjisi Komisyonuna başkanlık yapmıştır.

Glenn Seaborg, 25 Şubat 1999 senesinde Kaliforniya Lafayette’de ölmüştür.

Gönderiye Yorum Yap