Menü Kapat

İbadetlerin Bireyler Üzerindeki Temel İlkeleri ve Ahlak Gelişimi Üzerindeki Etkisi

İbadet, insanların yaratıcılarına daha yakın olmak için yerine getirdikleri maddi ve bedeni amellerdir. Kelime-i Şehadet getirmek, Müslüman olmak için ilk olarak koşulan şarttır. Yani bir insanın Müslüman olabilmesi için “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdûhü ve resûlü” (Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ve yine şahitlik ederim ki Hz. Muhammed (s.a.v) Allah’ın kulu ve elçisidir” demek gerekir.

Kelime-i Şehadet getiren bir insan İslam’a göre Müslüman sayılır ama bundan sonra da yapması gerekenler vardır. Bunlar;

  1. Namaz kılmak,
  2. Oruç tutmak,
  3. Zekat vermek,
  4. Hacca gitmek.

ibadet birey ahlak

İslam’ın 5 temel şartı hem Müslüman olmak için gerekli olan şartlardır hem de ibadettir. Yani yukarıda saydıklarımızın her biri ibadettir. Peki, ibadetlerin bireyler üzerindeki temel etkileri nelerdir? Bu yazımızda tüm etkilerini söyleyeceğiz fakat etkilerin hepsini açıklamak yerine İbadetlerin ahlak gelişimi üzerindeki etkisi hakkında detaylı bilgi vereceğiz.

  1. Bireye dengeli bir kişilik yapısı kazanmasını sağlar,
  2. Kişiyi gurur ve kibirden uzaklaştırır ve alçak gönüllü yapar,
  3. Kötülüklerden uzak durmasını sağlar,
  4. Sosyal dayanışma, birlik-beraberlik gibi duyguların gelişmesine yardımcı olur,
  5. Başkalarına zarar vermeme bilincine sahip olmasını sağlar.

İbadetlerin Ahlak Gelişimi Üzerindeki Etkisi

İman ve İslam kavramları arasındaki ilişki başlıklı konumuzda İslam ve imanın bazı ayetlerde bir arada kullanıldığını bazı ayetlerde ise iki farklı şekilde kullanıldığını söylemiştik. Bu yazımız ise o konunun devamı niteliğinde olup iman esasları içerisinde yer alan ibadetler ve ibadetlerin ahlak gelişimi üzerindeki etkilerine yönelik olacaktır.

İslam’da ahlakı imandan ayrı tutmak mümkün değildir. Kur’an’ın Müslümanlara emrettiğini yerine getirmek, imanın Müslümanlara yüklediği sorumluluktur. Müslümanlar bu emirlere uyarak sadece ahret yurtlarını güzelleştirmezler aynı zamanda toplum arasında saygın ve dürüst insanlar olmayı da sağlarlar. Zira Kur’an’ın emrettiği emirlere uymak, “Yapın!” dediğini yapmak, “Yapmayın!” dediklerinden uzak durmak, kişinin üstün ahlaka sahip olmasını sağlar.

ibadet birey ahlak

Hz. Muhammed (s.a.v) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır;

“Müminlerin iman açısından en mükemmel olanı, ahlâkı en iyi olanıdır.” (Buhari)

Tarih boyunca birçok uydurma din, cemaat, topluluk ortaya çıkmıştır ve bunların birçoğu ortadan kaybolmuştur. Bunun nedeni ahlak yönünde herhangi bir emir içermemeleridir. Mesela antik dönemlerde kadınların birer eşya olarak görülmesi, Sosyalizm, Komünizm gibi sonradan türetilen düşüncelerde kadın ve insan emeğinin hiçe sayılması, ahlaktan yoksun olduklarını göstermektedir ve bu dinler ve düşünceler, zaman içinde insanlar tarafından eleştirilmeye başlamış ve en sonunda da geçerliğini yitirmiştir. İslam dini, ibadet etmeyi emrederken sadece spor olsun diye namaz kılmayı emretmemiştir.

Nitekim Kur’an’ı Kerim’de “(Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab´ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah´ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.” (Ankebût-45) buyurlmaktadır.

Ayet-i kerimede açık bir şekilde namazın insanı hayâsızlıktan ve kötülüklerden alıkoyduğunu belirtmektedir. Yani işin özüne inecek olursak; namaz kılan bir insan topluma zarar verecek hareketlerden uzak durur, hırsızlık yapmaz, hak yemez ve bireyler ve toplumlar üzerinde kötü etkisi olan her şeyden uzaklaşır. Ama burada dikkat edilmesi gereken en temel şey, namaz kılarken nasıl ve hangi şartlarda kılınması gerektiğidir. “İbadetin temel ilkeleri” başlıklı konumuzda, ibadetlerin kabul olabilmesi için; istekli ve samimice yapılması ve gösterişten uzak olması gerektiğini söylemiştik. Yani ihlasla ve sadece Allah’ın rızasını kazanmak için ibadet edilmelidir. Bu şekilde kılınan namaz ve diğer ibadetler, kişinin daha ahlaklı olmasını sağlar.

Kişilerin ibadetlerini düzenli şekilde yerine getirmeleri, kişinin güzel ahlaklı olmasını sağlar. Alışkanlık haline getirerek ibadetlerine devam eden insan ise güzel ahlakın ve doğru ilkelerin insan üzerinde etkili bir kalkan haline gelmesini sağlar.

Bireye dengeli bir kişilik yapısı kazanmasını sağlar

Dengeli bir kişiliğe sahip olmak ahlaktandır. Yani bir kişi eğer ibadetlerine devam ederse ahlakı güzelleşir ve herkes tarafından beğenilen bir kişiliğe bürünmesini sağlar. Mesela hakkıyla ibadet eden bir insan, boş konuşmaktan kaçınır çünkü bu da İslam dininin bir emridir. Yani zamanla bireyin dengeli bir kişilik yapısı kazanmasına yardımcı olur.

ibadet birey ahlak

Kişiyi gurur ve kibirden uzaklaştırır ve alçak gönüllü yapar

Kibir ve gurur, ahlakı oturmamış insanlarda daha fazla görülür. Ama ibadet eden bir insan, boyun eğecek bir yaratıcının olduğunu idrak eder ve kendisinin de diğer insanlardan farklı olmadığını, üstün olmadığını anlar ve böylelikle gurur ve kibirden uzaklaşmasını sağlar ve böylelikle bireyin alçak gönüllü olmasını sağlar.

Kötülüklerden uzak durmasını sağlar

Bir Müslüman namaz başta olmak üzere diğer tüm ibadetlerin tesirinde kalır. İstisnalar elbette kaideyi bozmaz ama namaz kılan bir insan aynı zamanda kötülük yapmaz veya kötülük yapsa bile namaz kıldığı esnada Allah’ın huzurunda olduğunu hatırlar ve böylelikle işlediği kötülükten dolayı utanç ve pişmanlık duyar, bir daha da o kötülüğe bulaşmaz.

Sosyal dayanışma, birlik-beraberlik gibi duyguların gelişmesine yardımcı olur

İslam, sosyal dayanışmayı emreder. Çünkü insanların birbirine yardım etmesi, ahlakın bir parçasıdır. Başında da söylediğimiz gibi ahlakı imandan ayırmak mümkün değildir. Mesela sadaka vermek veya zekât vermek, akraba ziyaretinde bulunmak da birer ibadet hükmündedir. Bu ibadetleri yerine getiren ve bunları hayatının birer parçası olarak gören kişiler daha sosyal olurlar ve birlik-beraberlik konusunda diğer insanlara göre daha hassas olurlar.

Başkalarına zarar vermeme bilincine sahip olmasını sağlar

En ahlaklı insan, başkasına zarar vermeyen insandır. Müslümanlar, ibadet ederken sadece ahretlerini düzene sokmak için ibadet etmezler aynı zamanda dünyalarının da düzelmesi için ibadet ederler. Başkalarına zarar vermek, ahlaklı bir davranış değildir. İbadetleri hayatında doğru şekilde enegre eden Müslümanlar, başkalarına zarar vermek bir yana sürekli başkalarına faydalı olma eğiliminde olurlar. İnsanların faydalanması için ağaç ekerler, yol yaparlar, kütüphaneler oluştururlar. Çünkü İslam, aynı zamanda ibadetin yanından insanlara faydalı olmayı da emretmektedir.


Önerilen İçerik: İbadet Nedir, Nasıl Yapılır, Amacı Nedir ve İbadet Çeşitleri Nelerdir?

/ DİN

Gönderiye Yorum Yap