Menü Kapat

Kullanım Süresi Dolmuş Yiyecekleri Yerseniz Ne Olur?

Çoğu insan, besin zehirlenmesi sebebiyle süresi dolan yiyecekleri tüketerek risk almaz. Ancak neredeyse herkes bir noktada bu riski dener. Ve o yiyecekleri tükettiği zaman yaşamış olduğu bağırsak rahatsızlığını konuşmak bile istemez. Fakat bununla birlikte dünyada her yıl oldukça yüksek oranda yiyecek israf ediliyor ve bu israfın bir kısmı da hala yenilebilen “süresi dolmuş” yiyecekler. Besin üreticileri, birilerinin ürünlerini yedikten sonra hastalanmaları durumunda kendilerini korumak için son kullanma tarihlerini koymuşlardır. Fakat tek sebep bu değildir. Bu tarih aralığı çoğu zaman üreticinin gıdalarını güvensiz hale gelmediği zaman değil, yiyeceklerinin tadının en iyi olduğunu düşündüğü aralığı ifade eder.
Tüketiciler olarak yemeğimizi hazırlayanların güvenmemiz gerektiği öğretilir. Ancak çoğu zaman bu besin şirketleri bizim ürünlerini daha çok satın almamızı istediklerinden dolayı kullanma tarihi geçmiş yiyecekleri atmak zorunda bırakıyorlar. Ne yemenin güvenli olduğuna gelince, biraz bilgi ve sağduyu ile bu güvenlik sağlanabilir. Mesela yanlış kullanım, yiyeceğin belirtilen tarihten önce bozulmasına neden olabilir. Son kullanma tarihine kadar daima atılması gereken yiyecekler de dâhil olmak üzere, süresi dolan yiyecekleri atıp atmamaya karar vermek için kullanabileceğiniz bazı genel besin güvenliği kuralları aşağıdadır:

Son kullanma tarihi ne olursa olsun, yiyecek bir dizi faktöre bağlı olarak herhangi bir noktada sönebilir. Çoğu zaman yetersiz soğutma bu bozulmadan sorumludur ve bu bozulma yiyeceği eve getirmeden çok önce olmuş olabilir. Bozulmanın uyarı işaretlerini öğrenmek önemlidir, bu sayede tarladan sofraya kadar olan tüm yolculuğu bilinmese bile, yemeğinizin güvenliğini değerlendirebilirsiniz. Rafa dayanıklı yiyecekler, mümkün olduğunca uzun süre dayanmaları için yoğun şekilde işlenir. Dondurulmuş konserve yada kurutulmuş ürünler son kullanma tarihinden önce büyük olasılıkla yemeye hazırdır. Tek yapmanız gereken bozulma belirtilerini kontrol etmenizdir. Küf ve güçlü bir koku en belirgin bozulma belirtisidir. Aşağıda en fazla bilinen besin maddeleri için bazı özel kurallar verilmiştir.

Balık, balık gibi kokmalıdır; değil mi? Aslen balık, gerçekten taze olduğunda okyanus gibi kokar. Hafif tatlı ve tuzlu bir aroması olduğu zaman taze olduğunu anlayabilirsiniz. Ancak balıklar bayatladığı zaman güçlü ve fena kokarlar.

Bozulmuş olan et; sümüksü bir tabaya ya da yanardöner parlaklığa sahiptir. Bu kaplama, bakterilerin çoğaldığı anlamına gelir. Ancak, hafifçe grileşen et kesinlikle fena değildir. Aslen beklediğimiz kırmızı renk tonu çoğu zaman, etin amonyakla muamele edilmesinden dolayı ortaya çıkar. Özellikle şarküteri etlerinin raf ömrü çok kısadır, çünkü satın almadan önce şarküteri tezgâhında havaya maruz kalır. Satın aldığımız taze çiğ etlerin çoğunda zaten Salmonella, E. coli yada diğer bakteriler üremiş durumdadır. Güvenlik açısından, etinizi daima patojenleri öldürmek için uygun sıcaklıkta pişirmelisiniz. Satın alınmamış ya da 3-5 gün içinde tüketilmeyen eti elden çıkarmak en iyisidir.

Eğer kutu şişkinse büyük olasılıkla botulizm bakterisi bulaşmış anlamına gelmektedir. Asla şişmiş bir konserve kutusunu açmayın! Delinmiş kutularda muhakkak atılması lazımdır, çünkü delikten giren oksijen bakteri üremesine sebep olur.

Patates, güneş ışığına maruz kaldığında kabuğunun altında yeşilimsi bir renk tonu oluşur. Bunu yemek sağlıklı değildir, ancak yeşil kısmı soyarsanız patatesler güvenli olabilir. Ek olarak herhangi bir filizlenme olduğu zaman o filiz çıkarılmalıdır. Bir patates bozulmaya başladığında kabuğu kırışık ve dokusu süngerimsi olacaktır. Çürüme lekeleri de görünebilir.

Yiyeceklerde “dondurucu yanması” gerçekleştiğinde, atma zamanı gelmiştir. Bu, yiyeceklerin muhtemelen bir noktada donma noktasının altına düştüğünü ve ondan sonra yeniden dondurulduğunu yada uygun şekilde sarılmadığını oksijene maruz kaldığını gösterir. Bu noktada yemek hastalığa neden olmasa bile görüntüsü yeşilimsi tadı ise nahoş olacaktır.

Bazı yiyecekler öbürlerinden daha çok bozulmaya meyillidir. Taze ürün ve etin raf ömrü; pirinç, tahıl, cips kurutulmuş besin, konserve yada donmuş besin gibi paketlenmiş gıdalardan çok daha kısadır. Son kullanma tarihi geçmemiş olsa bile daima bozulma belirtileri için kontrol edilmesi gereken birkaç besin vardır. Bu gıdalardan bazıları şunlardır:

Taze çilekler, yaban mersini, ahududu sağlıklı ve taze gibi görünse de bununla birlikte cyclospora adı verilen bir parazit içerir. Bu parazit; toplandıktan, yıkandıktan ve özellikle bir süre ıslak kaldıktan sonra bir meyveyi hızlı ve küflü hale getirmeye başlar. Bir yada iki gün içinde bu meyveleri tüketmediğiniz takdirde meyveler bozulur ve bu meyveleri dondurmanız en iyisidir.

Yumuşak peynirler pastörize edilmemiş sütle yapılır ve Listeria yada E. coli gibi bakteriler içerir. Bu küf lekeleri oluşturan sert peynirlerin, fena kısımlarını kesildiğinde çoğu zaman hala yenilebilir. Ancak yumuşak peynirlerdeki toksinler, sporları göremeseniz bile, ürüne tam olarak nüfuz eder. Yumuşak peynirler satın aldıktan sonraki 5-7 gün içinde tüketilmelidir.

Brüksel lahanası ılık, nemli bir ortamda yetiştirilir ve bu da E. coli ve Salmonella gibi bakterilere karşı duyarlı olmalarını sağlar. Son kullanma tarihinden önce bozulmalarıyla ünlüdürler. Bağışıklık riskiniz var ise yada hamile iseniz, kullanma tarihi geçmişse kesinlikle tüketilmemesi tavsiye edilir. Çoğu zaman sağlıklı insanlar bu Brüksel lahanalarının filizlenen kısımlarını keserek tüketirler.

Yeşil yapraklı yiyecekler hasattan sonra nakliye, market aşamalarında uzun süre rafta kalırlar. Markette ürün üstüne serpilen suları herkes bilir, bu bazı sebzelerin kurumasını önlemek için önemlidir. Ancak bu su serpme işlemi bununla birlikte bu yeşil yapraklı yiyeceklerin raf ömrünü de kısaltır. E. coli’den kaçınmak için son kullanma tarihi ne olursa olsun, sümüksü olmuş yeşillikleri asla tüketmemelisiniz.
Peki, süresi geçmiş yiyecekleri yerseniz ne olur? Gerçekte bozulmuş yiyecekler, mide bulantısı, ishal ve kusma gibi birçok semptomlara neden olabilir. Bağışıklık sistemi düşük ya da hamile olan insanlar daha büyük risk altındadır ve bazı besin zehirlenmelerinde ölümler bile meydana gelebilir. Taze yiyecekler alındığında bozulma ve yanma işaretleri konusunda dikkatli olunduğu sürece son kullanma tarihi için oldukça fazla endişelenmenize gerek yoktur.


prevention.com
thisisinsider.com

Gönderiye Yorum Yap