Menü Kapat

Mckellen Film Festivali İçin İstanbul’a Geldi

Sir Ian McKellen, İstanbul Film Festivali’nin Onur Ödülü’nü almak üzere British Council işbirliğiyle Türkiye’ye gelerek hayranlarına büyük bir sevinç yaşattı.

McKellen, Yüzüklerin Efendisi filminde canlandırdığı Gandalf karakterini kabul etme hikayesini şu şekilde anlattı:

“Görevimiz Tehlike 2 çekilecekti. Benden kötü adamı oynamamı istediler. Senaryoyu görmek istedim. ‘Hayır’ dediler, ‘Gösteremeyiz.’ ‘Nasıl karar vereceğim peki görmeden’ diye sordum. Yine de göstermediler. Bence yazmamışlardı zaten. Israr edince sadece benim sahnelerimden birini verdiler. Ben de ‘Hayır’ dedim. ‘Görevimiz Tehlike bu, Tom Cruise falan; nasıl reddedersin, kariyerinde dönüm noktası olacak’ dediler. Yine de istemedim, prensip meselesi. Ertesi ay Gandalf teklif edildi. Sonra da X-Men’de Magneto.”

“CUMHURBAŞKANINIZIN EV HALİNİ MERAK EDİYORUM”

‘Yüzüklerin Efendisi’ filmindeki Gandalf karakteriyle dünya çapında çok sevilen, aynı zamanda önemli bir Shakespeare oyuncusu olan Ian McKellen, “Shakespeare, liderlerin sokaklardaki afişlere yansıyan hallerini değil evdeki hallerini gösteriyor bize. Sizin cumhurbaşkanınızın ev halini de merak ediyorum bu yüzden” şeklinde konuştu.

‘Shakespeare’ oyununun hala geçerliliğini koruduğunu belirten McKellen, “Kudretli insanların, kralların, liderlerin, zenginlerin perde arkasında neler yaptığını mükemmelen anlatıyor çünkü. Liderlerin sokaklardaki afişlere yansıyan hallerini değil evdeki hallerini gösteriyor bize” ifadesinde bulundu.

McKellen, verdiği röportajda, “Sizin cumhurbaşkanınızın ev halini de merak ediyorum bu yüzden. Tam da şu an ne yapıyor acaba? Kurabiye seviyor mu mesela? Bir yiyeceğe takıntısı var mı?” dedi.

ian-mckellen-istanbul.jpg

“HER SÖYLEDİĞİNE ‘EVET’ DENEN LİDER EN TEHLİKELİSİ”

Dünya edebiyatının en önemli isimlerinden Shakespeare’den siyasetçilere dair çok şey öğrendiğini vurgulayan Ian McKellen, gücün liderlerde yarattığı etkiden bahsetti.

McKellen, Shakespeare sayesinde siyasetçiler hakkında birçok şey öğrendiğini dile getirere şunları söyledi:

“Çünkü o siyasetten çok iyi anlar. Gücün yollarını bilir. Gücün siyasetçilere ne yaptığını bilir. Onların neden öyle davrandığını bilir. Bir örnek: Eski günlerde kralın soytarısı vardı, bilirsiniz. Krallara her şeyi söylemeye hakları vardı; hatta ona aptal olduğunu bile söylerlerdi. Bence bir liderle birlikte soytarı da seçmeli belki. Çünkü her söylediğine ‘Evet’ denen bir liderden daha tehlikeli birisi yok bence.”

 “GÜÇLÜ İNSANLAR KIRILGANLAŞTIKLARINDA TEHLİKELİ OLUR”

Kendi ülkesindeki liderleri de bu şekilde düşünmeye çalıştığını dile getiren sevilen oyuncu, güçlülerin herkes gibi ‘kırılgan’ olduğunu bilmenin rahatlattığını şu şekilde dile getirdi:

“Birisiyle ilk tanıştığımızda ya da birisine âşık olduğumuzda da bütün mesele bu değil midir: Gerçekte nasıl biri bu kişi? İlginç birine benziyor ama sıkıcı mı aslında? Küçük şeylerden anlamlar çıkarmaya çalışırsınız… İşte Shakespeare’in gücü güçlülerin de tıpkı bizler gibi kırılgan olduğunu göstermesindedir. Bu rahatlatır hepimizi. Bir yandan da uyarır. Çünkü güçlü insanlar kırılganlaştıklarında tehlikeli olurlar.”

“BU DÜNYADAN KAÇMAK AKTÖR OLMAKLA MÜMKÜN”

İngiltere’de eşcinsel olduğunu ilk açıklayan sanatçı olan ve eşcinsel hakları üzerine yürüttüğü kampanyayla da bilinen McKellen, toplumun ‘Sen böyle olmamalısın’ demesine rağmen kendisini değiştirmediğini ve tüm enerjisini aktör olmaya verdiğini söyledi. Böylece bu dünyadan kaçmanın mümkün olabildiğini dile getirdi.

“Sanat dünyasında da birçok gey vardı ama bir yalanı yaşıyorduk” diyen oyuncu, eşcinsel olduğunu nasıl açıkladığını şöyle dile getirdi:

“Yine de o zamanlar resmen illegal bulunan eşcinsellik konusunda yasalar gevşemeye başlamıştı. Derken Margaret Thatcher hükümetinin ‘eşcinselliği teşvik etmeyi’ yasaklayan yasası geldi. Diğer herkes gibi öfkeliydim. Toplumun güya saygın bir üyesiydim. İngiltere’yi dünyanın her yerinde temsil ediyordum. Kraliçe bana bir madalya vermişti ama yine de ikinci sınıf vatandaştım. Böyle devam etmeyi kendime yediremiyordum. Bir gün radyo yayınında gey olduğumu söyledim.”

Bu açıklamasının ardından eşcinsellerin sözcüsü haline geldiğini anlatan McKellen, “İngiltere’de çok çalıştık ve sonunda İngiltere’deki bütün anti-gey politikaları dize getirdik. Bütün haklarımızı aldık. Şimdi yeni bir yasamız var; ‘cinsel yönelim yüzünden okullarda ayrımcılık yapılamaz!’ Artık daha medeni bir yerde yaşadığımı hissediyorum. Bunda biraz payım olduğu için çok mutluyum ve bu, Kral Lear’ı oynamaktan çok daha önemli geliyor bana” dedi.

 

Gönderiye Yorum Yap