Sevgi Sözleri

Seviyorum sevmenin acı verdiğini; her sevenin sevilmediğini bile bile! Fakat yinede bir ümit taşıyorum bir ihtimal SEVEN SEVİLİR diye! ! !

Seviyorum seni ölümsüz bir aşk ile, tüm kalbim hayatım seninle, ölecek dahi olsam bu kalp ile son nefesimde haykıracağım seni seviyorum diye..

Sevgi sevilen kişiye sunulan bir armağandır kabul edilmesi ya da geri çevrilmesi mühim değil mühim olan sevginin sunulmuş olmasıdır.

Sesini duyabilme umuduyla yaşadığım yaşam yüzünü göremediğim için çekilmez olsa da sesini duyabildiğim için yaşamaya değer…

Seni özleyenlerin özleminden habersiz, özleminle özletensin. Sen o özlenenler arasında en fazla özlenensin. Seni görmesem de içimde asla bitmeyecek tek özlemsin…

Seni dar ağacındaki bir mahkumun, yaşamı sevdiği kadar seviyorum…

Sen geçmişin herhangi bir yolsuz sevdası diye anıyorsun beni. Oysa ne yollar aradım o sevdaya fakat bilmiyorsun çocuk, bilmiyorsun…

Sanal dünya diyorlar buraya, uğradım geçtim. Beklediğim küçük bir telefon görüşmesiydi; artık ondan da vazgeçtim. Gideceksen git, yolun açık olsun. Gözlerinde, yüreğinde huzur bulmuştum. Al, istemem, o da senin olsun…

Sana doğru bir kelebek uçurdum, dağları denizleri aştı seni buldu. Yanağına ufacık bir öpücük kondurdu.

Rüyalara rest çektim uyumuyorum. Herkes derin uykudayken ben sana dalıyorum. Uykular çok tatlı derler, ben seni tadıyorum. Onlar uykuya, ben sana doyamıyorum…

Aşiretler toplanmış bizi konuşur gülüm ayırmak isterlermiş. Bırak hepsi toplansın, onların yüreği benim seni seven yüreğimden ayırabilir mi be gülüm!

Eğer aşkta güzel bir an var ise o da başkalarını baştan çıkartan o yüreğin benim için kan ağladığı zamandır.

O vefasız kalbin hissetmese de, sana bu şarkıyı dinleteceğim. Bu aşkın uğruna ömrüm bitse de, sana sevmeyi öğreteceğim..

Ne kadar çok seversen sev, belli etmeyeceksin. Sevdiğini belli ediyorsan inan çok üzüleceksin.

Ne zaman gelirsen gel, başıma taç olursun. Sen benim eski değil, eskimeyen dostumsun..

Ne var ise aradığım bil ki sende bulmuşum.
Senden öncesi yoktu, seninle var olmuşum.
Sende tüm umutlar, sende tüm duygular..
Beni sende arama, ben artık senin olmuşum, ı

Kristalin bedelini göze almayan, onunla oynamasın. İstemem sevilmeyi, sevilmek sensizlikse…

Kimi tutar ellerim, kimi görür gözlerim, ölüm çıkar karşıma gene sen derim

Hissizler, hareketsizler yol alamazlar. Uyuyanlar hedefe ulaşamazlar. Hele azmini iradesini yitirenler, asla uzun zaman ayakta kalamazlar.

Hissedince sana vurulduğumu baharda kuş olup uçasım gelir. Bakınca o güzel gözlerine hasreti aniden silesim gelir. Fakat ne çare bir tanem, ne kuş olup uçabilirim, Ne de hasreti silebilirim; fakat inan bana bir tanem, Seni bir ömür boyu sevebilirim…

Yalnız kalmış bir sevginin, boş kalmış bir elin, görmeyen bir gözün acısını, sevipte sevilmeyen, ayrılıpta kavuşamayanlar bilir.

Yaşam bir tiyatro dediler, bana bir rol verdiler. En acısı benimki idi, önce sev, sonra terket dediler.

Güzellik; sadece güzel olan şeylerde değil, Güzel görmek istediğin her şeydedir…

Gölgeler düşse de yüreğinin üzerine, güneşini sakın söndürme. Ümit yoksa yarınlar uzak kalır insana, Unutma bir sen daha yok bu dünyada…

Birine verilecek değer, uğruna feda edebileceklerle ölçülüyorsa; aç gözlerini bak etrafına gördüğüm herşeyi feda edebilirim; fakat sakın aynaya bakma!!!

Düşlerini düşleyerek yaşamak, Senden nefret ediyorum derken seni sevmek, Var olmayan ömrümün tamamını sana adamak, Sonra göğsüne yaslanıp seni düşlemek ve sevmek, Kalbinin sonunu bilmeden içine bakarak…

Seni düşündüğüm kadar başka birşeyi düşünseydim, ve o düşündüğüm şey bir asla olsaydı eminim o hiçde beni düşünmeye başlardı…

Tüm mevsimleri bir günde, tüm yılları bir mevsimde yaşamaya razıyım seninle… Bir tutam sevinç, bir tutam ümit ve bir tutam mutluluk gönderiyorum sana.

Bir sevgi var, içim lekesiz tertemiz,
Bir hasret var içimde uçsuz bucaksız,
Bir duygu var içimde dalsız budaksız,
Bir de sen varsın içimde, unutulması imkansız…

Bir destan yazar gibi durmadan gündüz gece, Ben hep seni yazmışım yüreğime gizlice…

Benim sevgim zaman ve uzaklıkla sınırlı değil, Zamanı kaldırınca aynı andayız, uzaklığı kaldırınca aynı yerdeyiz. O zaman her an ve her yerde seninle beraberiz…

Bir ihtimal dağlarımda çiğdemler açar, uyur kar altında yediverenim… Bir gözyaşıdır yağmurlarım, gülerken ağlatır su verdiklerim…

Kimi zaman bir dakika, bigün gibidir. Kimi zaman de birgün bir dakika gibi… Zamanı değerli kılan tek şey senin varlığındır.

Öyle zor ki yokluğunu yaşamak, akarsuyu tutamamak gibi, yıldızlara dokunamamak gibi, gözümde uyku varken uyuyamamak gibi, tek kurşunla ölmek gibi “seni özlemek”

Dünün, sabahın ilk ışıklarında yeni açmış bir çiçeğin yaprağındaki çiğ tanesi ile size gülümsemesini bir kez… İçimizi mutlulukla dolduran bu sıcak tablo karısında “seni seviyorum güzel çiçek” demek, ne hoş bir karşılamadır onu.(aptalca mı geliyor size, gelmesin lütfen) Ya da aynada yüzünüze bakarken içten gelen bir gülümseme ile kendi kendimize “seni seviyorum” desek, diyebilsek keşke!

“Seni Seviyorum” öyle büyülü ve güçlü iki sözcüktür ki aslen; söylendiği anda karşımızda akan suları bile durdurur anında.

Eşimize, kızımıza, sevgilimize, emektar köpeğimize, yetiştirdiğimiz çiçeklere, büyüklerimize, tüm sevdiklerimize söyleyelim her an içimizden geldiğinde… Duraksamadan, “Acaba tepkileri ne olur, ya da çok söylemeyeyim tesiri azalır” diye düşünmeden… Olabilir mi asla böyle bir şey? Tesiri azalabilir mi asla? Bu iki sözcük ne kadar sık kullanılırsa insanın içini o kadar okşar, o kadar sevgi ile doldurur. İlişkileri düzene sokar, uzakları derhal yakınlaştırır, mesafeleri yok eder. Ne güzel bir şeydir bunu sıkça kullanabilmek, alışkanlık haline getirip söyleyebilmek…

Yaşamın ne kadar acımasız, ne kadar kısa olduğunu, bir ihtimal yarın sevdiğimiz ve değer verdiğimiz kişileri bir daha bulamayacağımızı düşünecek olursanız; bence şu anda, şu saniyeden itibaren, daha çok geç kalmadan söyleyelim, haykıralım sevgimizi… “Seni seviyorum” diyelim.

Aşkın zehir olsa içmezsem, yolun ölüm olsa dönersem, senin için bu candan vazgeçmezsem namerdim.