Menü Kapat

Srebrenica Soykırımı’nın Simgesi: Mavi Kelebekler

11 Temmuz 1995 tarihinde Srebrenitsa’da büyük bir insanlık dramı yaşandı. Sırplar etnik temizlik ve bölgedeki Müslüman nüfusu yok etmek amacıyla dünyanın gözü önünde büyük bir kıyım gerçekleştirdi. Sivil Boşnak halka yönelik uygulanan katliam, bir soykırım niteliğindeydi.

1991 senesinde Hırvatistan ve Slovenya’nın bağımsızlıklarını ilan etmelerinin ardından başta Almanya olmak üzere, Avrupa devletleri bu bağımsızlıkları tanıdı. Bu gelişmeyle birlikte Aliya İzzetbegoviç liderliğindeki Bosna-Hersek de, 1992 senesinde bir referandum düzenlemiş ve bağımsızlığını ilan etmişti. Almanya ve diğer Avrupa devletleri Hırvatistan ve Slovenya’nın bağımsızlığını tanımalarına rağmen Bosna-Hersek’i tanıma konusunda aynı kararlılığı göstermedi; çünkü aslen Avar Türkleri olduğu söylenen ve Müslüman olan Bosna-Hersek’teki Boşnak halk, hem etnik hem de dini farklılıkları bakımından Avrupa’da bir tehdit unsuru olarak görüldü. Ancak hemen sonra ABD’nin itici gücüyle Avrupa devletleri, Bosna-Hersek’i de tanımak zorunda kaldı.

Sırplar Bölgeyi İşgal Ediyor

“Büyük Sırbistan” ideali doğrultusunda bir politika izleyen Sırplar, Bosna-Hersek’i Sırplaştırma amacı ile bölgenin kuzeyine ve güneyine Sırp köylüleri göç ettirmiştir. Zaman içinde Sırp azınlıklar Sırbistan tarafından silahlandırılmışlar ve Osmanlı döneminde, hiçbir baskı olmaksızın kendiliğinden İslamiyet’i seçen Katolik Hırvat ve Ortodoks Sırp halk olarak adlandırılan Boşnaklara yönelik saldırılar düzenlenmiştir.

Bölgeyi sistematik biçimde işgal eden Sırplar’ın Boşnak halka yönelik yaptıkları saldırı ve işledikleri cinayetlerin akabinde katliamlar da başlamıştı. İşgalin ardından BM Güvenlik Konseyi’nin kararına göre bölgede silah ambargosu uygulandı. Yugoslavya’nın dağılmasıyla birlikte ordunun tüm silahları Sırpların elinde kalmıştı. Birleşmiş Milletler’in uyguladığı silah ambargosu ile Boşnak halkın elindeki hafif silahlara el konulmuş, tamamen savunmasız kalan halk savaşamadan, Sırpların katliamına ve zulümlerine maruz kalmıştı.

UNPROFOR (United Nations Protection Force) adı verilen Birleşmiş Milletler Koruma Gücü bölgeye gönderildi ve güvenli bölgeler oluşturuldu. Güvenli bölge ilan edilen ve BM’nin bölgeye gönderdiği Hollandalı askerlerin koruması altındaki yerlerden biri olan, Sırpların zulmünden kaçmak için Bosna-Hersek’in çeşitli bölgelerinden gelen Boşnak halkın sığındığı Srebrenitsa’da soykırım, Hollandalı askerlerin komutanının kenti Sırplara teslim etmesiyle başlamıştır.

Neden Mavi Kelebek?

BM’nin oluşturduğu “Güvenli Bölge(!)” olan Srebrenica (Srebrenitsa), Sırplar tarafından 1995 senesinde ele geçirilmiş, toplu soykırımlar uygulanmıştır. Savaş suçlusu ilan edilen General Ratko Miladiç ve “kasap” lakaplı Sırp devlet başkanı Radovan Karadzic’in emriyle Sırp ordusu tarafından, Boşnakların yalnızca Müslüman oldukları için bölgeden tamamen yok edilmesi amacıyla, silahsız 8372 sivil adam kurşuna dizerek katledilmiştir. İçinde çocukların da bulunduğu toplamda 312 bin sivil hayatını kaybetmiş, 50 bin kadın ve kız çocuğuna tecavüz edilmiş, 2 milyon şahıs evini terk etmiş, toplu mezarlara gömülmeden önce tanınmaz hale getirilen 27.734 şahıs ise kayıp olarak kayıtlara geçmiştir. Sonraki yıllarda yürütülen kimlik tespit çalışmalarının ardından 18 bin kişinin kimliği güçlükle tespit edilebilmiştir. Bölgede ise hala toplu mezarlar bulunmaya devam etmektedir.

Savaşın ardından bölgenin bazı yerlerinde daha önce görülmediği söylenen bitki türleri çok yoğun bir şekilde çıkmaya başlamıştır. Çoğu zaman mezarlarda çıkan ve misk otu olarak bilinen bitkinin yoğunluğu bilim insanlarının dikkatini çekmiş ve onları araştırmaya yöneltmiştir. Araştırmalarda yapılan kazılar sonucu toplu mezarlarla karşılaşılmasıyla anlaşılmıştır ki; topluca gömülen bedenler, toprağın mineral yapısını artırmış bu da bitkiler için oldukça besleyici ve zengin bir toprak yapısı oluşmasına neden olmuştur. Toprağın besleyici özelliği ile büyümeye başlayan misk otu, mavi kelebek türlerinin beslendiği tek bitki türü olması sebebiyle, bölgede mavi kelebeklerin yoğunlaşmasına da neden olmuştur.

Sırplar’ın, türlü yöntemlerle sakladığı ve yerleri bulunamayan toplu mezarlara, misk otuyla beslenen mavi kelebekler takip edilerek ulaşılmaya başlanmıştır. Bundan dolayı mavi kelebek, 11 Temmuz 1995’te yapılan Srebrenitsa Soykırımı’nın bir simgesi haline gelmiştir.

Kaynakça:
Dünya Çatışma Bölgeleri / CüneytYENİGÜN-Umut HACIOĞLU

Soykırımın adı: Srebrenitsa

Gönderiye Yorum Yap